facebook-icon twitter-icon google-icon instagram-icon Jimer Tv

444 45 67

0224 470 22 22 - 0224 470 33 33
Özlüce 0224 414 01 11

Bahar Yorgunluğu ve Depresyonuna Karşı Beslenme ile Savaş


Soğuk havaların bitişi ile birlikte güneşin yüzünü göstermesiyle metabolizmada uyumsuzluklar oluşmaya başlar. Bu dönemde kas ağrıları, yorgunluk, uykusuzluk, mutsuzluk gibi şikayetler sıkça duyulur. Bu durum kişinin iş yaşamını etkilediği gibi yaşam kalitesini ve sosyal hayatını da olumsuz yönde etkiler. Beslenme alışkanlıklarına yapılacak bazı müdahaleler ile bahar yorgunluğu ve depresyonu ile başa çıkılabilir.

Güne kahvaltısız başlamayın: Uzun süreli tokluk ve vücut direnci için kahvaltı olmazsa olmaz öğündür. Kahvaltı bağışıklık sistemini aktif tutarken metabolizma hızının da düşmesine engel olur. Kahvaltınıza yumurta, peynir gibi protein kaynaklarının yanında antioksidanlardan zengin sebze ve meyveler de eşlik etsin. Aynı zamanda bu sebze meyveler antioksidan içeriklerinin yanında artmış vitamin ve mineral ihtiyacını da karşılarlar.

Öğün atlamayın: Öğün atlamanın en gözle görülür sonucu vücudun yağ depolamaya başlamasıdır. Dolayısıyla metabolizma hızı azalır ve yorgunluklar, gerginlikler, dikkat dağınıklıkları görülmeye başlar. Uzun vadede ise diyabet, anemi, osteoporoz, tiroit bozuklukları gibi hastalıklarla sonuçlanabilmektedir.

Mevsimine uygun sebze-meyveleri tercih edin: Mevsiminde sebze ve meyve tüketimi ile zamanı dışında yetiştirilen ürünlerden gelen zararlı kimyasalların ve hormonların vücuda alımı azalır. Ayrıca, zamanında tüketilen meyve ve sebzelerin antioksidan içerikleri daha yüksektir ve vücutta kullanılabilirliği de artmaktadır. Bu antioksidanlar ve vitaminler ile bağışıklık ve vücut direnci artarken yorgunluk şikayetleri azalmaktadır.

Posa ve probiyotik alımına özen gösterin: Bahar yorgunluğunun nedenlerinden ve getirilerinden biri de gastrointestinal floranın bozukluğudur. Mevsim geçişi ile birlikte kabızlık gibi bağırsak problemlerine karşı posa ve probiyotik yoğurt/kefir tüketimi çok önemlidir. Yeterli posa tüketimini sağlamak için günde en az 5 porsiyon sebze meyve, haftada 3-5 porsiyon kurubaklagil tüketilmelidir.

Su için: Sıcaklığın yükselişi ile birlikte artan su kaybını azaltmak için günde mutlaka 2-3 litre su içilmelidir. Su ile birlikte vücuttan toksinler uzaklaştırılırken bir yandan da metabolizma hızlanır. Su içmekte zorlanıyorsanız suyunuzu taze meyveler, limon, nane yaprakları ve tarçın ile tatlandırabilirsiniz. Kahveyle birlikte alınan fazla kafeinin vücutta su kaybına neden olduğu unutulmamalıdır. Kahve yerine arzu edilirse yeşil çay, adaçayı, rezene, yasemin çayı, papatya çayı tercih edilebilir.

Egzersiz yapın, metabolizmayı hızlandırın: Haftada en az 3-4 gün 45 dk-1 saat yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi aerobik bir egzersiz yapılmalıdır. Düzenli egzersiz vücut ağırlığı kontrolü sağlarken kişinin kendini daha aktif hissetmesini sağlar.

Güneş ışınlarından faydalanın: Yapılan araştırmalarda D vitamini eksikliği görülen kişilerde bahar yorgunluğu ve depresyon şikayetlerinin daha fazla olduğu görülmüştür. Bu yüzden, egzersiz açık havada yapılarak bir yandan da güneşten faydalanılmalıdır. Yaklaşık 20-30 dakika güneşin elinize, kolunuza ve yüzünüze temas etmesini sağlayın.

Haftada en az 3 öğün balık!: Araştırmalar gösteriyor ki balık tüketimi azaldığında bireylerde depresyon eğilimi artmaktadır. Dolayısı ile somon, sardalye, ton balığı gibi omega 3'ten zengin soğuk su balıklarının diyetten eksik edilmemesi gerekir.

B grubu vitaminleri alımına dikkat!: Folat ve B12 vitaminleri eksikliği nöropsikiyatri patogenezinde rol oynar ve genelde bu değerler depresif bireylerde düşüktür. Bunlar merkezi sinir sistemi fonksiyonları ve bir çok mekanizma için gereklidir ve serotonin yapımında rol oynarlar. Et ve süt ürünleriyle birlikte diğer B grubu vitaminleri kaynakları olan tam tahıllar da diyette yer almalıdır. Özellikle yulafa menülerde yer verilmelidir.

Antioksidanlardan zengin beslenin: Selenyum içeren diyetler duygu durum bozukluklarını düzenlemektedir ve beyin fonksiyonları için oldukça önemlidir. Yapılan çalışmalar bireylerin selenyum içeren diyetle beslenmesinin depresyon semptomlarını azalttığı görülmüştür. Selenyumun en çok bulunduğu gıdalara ay çekirdeği, balık, hindi, yumurta ve tam tahıllar örnek gösterilebilir. Oksidatif stresten kaçınmak için ise vitamin C ve vitamin E tüketilmelidir. E vitamini için avokado ve kuruyemişler tüketilirken C vitamini için ise mevsim meyvelerinden çilek tüketilebilir.

Çikolata tüketin: Yüksek oranda kakao içeren bitter çikolatanın 8 hafta tüketimi sonrasında kronik yorgunluğu olan bireylerde iyileşme görülmüştür. Bu etkisiyle bitter çikolata günlük diyette yer alabilir. Ancak, kilo kontrolü sağlamaya çalışan bireylerin dikkatli yemesi gerekmektedir.

Özel Jimer Hastanesi

Özel Jimer Hastanesi olarak ’’Sağlığa dair herşey’’ sloganıyla hedefimiz, sadece ilimizde değil bölgemizde referans hastane olarak konumlanmaktır. Siz değerli hastalarımızın memnuniyeti, bu hedefimize ilerlemekte en belirleyici motivasyon kaynağı olacaktır.