facebook-icontwitter-icongoogle-iconinstagram-icon

444 45 67

0224 470 22 22 - 0224 470 33 33
Özlüce 0224 414 01 11

Menü

Göbek Kordonu

Göbek Kordonu
Göbek kordonu ya da bilimsel adı ile umbilikal kordon bebek ile plasenta arasında uzanan, ortasından kan damarları geçen hortum benzeri bir yapıdır. Kordon anne karnındaki gelişimi süresince bebeğin yaşam destek hattıdır. Göbek kordonu olmadan bebek canlılığını devam ettiremez. Gereksinim duyduğu besin maddeleri ve oksijen göbek kordonu ile bebeğe ulaşır. Benzer şekilde atık maddeler de yine bu yaşam destek hattı ile bebeğin vücudundan uzaklaştırılır. 

Göbek kordonu dalgıçlar ile tekne arasındaki bağlantıyı sağlayan hortuma benzetilebilir. Bağlantıdaki akım azaldığında hortumun diğer ucundaki birey, dalgıç ya da bebek tehlike altına girer. Doğanın koruma mekanizmaları insanların hayal gücünden daha karmaşıktır ve çoğu zaman işi şansa bırakmaz. Bu nedenle dalgıç ile karşılaştırıldığında bebeği koruyan pek çok faktör vardır. 

Göbek kordonunun amacı plasenta ile bebek arasındaki alışverişi sağlayan damarları dış etkilere karşı korumaktır. Kordon bu görevi çoğu zaman mükemmel bir şekilde başarır. Bu damarlardaki kan akımın bozulması bebeği ciddi tehlike içine sokar. 

Göbek kordonunun gelişimi

Göbek kordonu yeni bir canlı gelişiminin çok erken dönemlerinde oluşmaya başlar.Rahim içi yaşamın beşinci haftasında umbilikal halka adı verilen oluşum içinde iki umbilikal arter (atardamar) ve bir umbilikal ven (toplardamar) bulunur. Bebeğin sindirim sistemi önce gövdesi dışında gelişmeye başlar ve 12-13. hafta civarında göbek kordonu içinden karın içine geçer. Daha sonra karın duvarı kapanır. Zamanında doğmuş bir bebeğin göbek kordonu özellikle bebeğe yakın ucu incelendiğinde bu oluşumlara ait kalıntılar da görülebilir. 

Göbek kordonunun yapısı

Göbek kordonunun görevi plasenta ve bebek arasındaki damarların korunmasıdır. Kordon içerisinde 2 umbilikal arter ve 1 umbilikal ven olmak üzere toplam 3 adet damar bulunur. Bu damarlar Wharton Jeli adı verilen jöle kıvamında bir madde tarafından çevrelenmiştir. Bu jel son derece kritik bir yapıya sahiptir ve çok önemli bir fonksiyonu vardır: yastık görevi görmek. Tıpkı şekilden şekile sokulduğunda hemen eski halini alan poliüretan yastıklar gibi Wharton jeli de göbek kordonunun kıvrılması ve kırılmasını engeller. Bu özel yapı sayesinde göbek kordonunda gerçek bir düğüm olsa bile kordon tam anlamıyla sıkışamaz. Düğümün iki ucundaki kuvvet ortadan kalktığı anda düğüm hemen gevşer. Bu özellik içindeki damarların korunması açısından mükemmel fonskiyon görür. 

Kordon içindeki 2 arter bebeğin dolaşımındaki karbondioksit ve diğer atıkları plasentaya taşırken tek bir tane olan vendeki akım plasentadan bebeğe doğrudur ve oksijen ile besin maddelerinden zengin kan taşır. 

12 haftalık gebelikte umbilikal kordonun
ultrasonografik görüntüsü 

Göbek kordonunun uzunluğu ne kadardır?

Umbilikal kordonun uzunluğu değişkendir. Çok nadiren achordia adı verilen durumda hiç kordon bulunmaz. Öte yandan çapı 3 santimetre olan ve boyu 3 metreye kadar uzanan kordonlar da rapor edilmiştir. 

Göbek kordonu genellikle 28. haftaya kadar uzamaya devam eder ve bu haftadan sonra pek fazla uzamaz. Doğum anında normal bir kordonun ortalama uzunluğu 55 santimetre, çapı ise 1-2 santimetre civarındadır. Doğumlarda saptanan kordonların %6'sı otuzbeş santimetreden kısa, %94'ü ise 80 santimetreden uzundur. 

Uzunluklar arasındaki farklılığın nedeni bilinmemektedir, ancak fetal hareketlerle ilgisi olduğu düşünülmektedir. Bebek ne kadar hareketli ise kordonun da o kadar uzayacağı ileri sürülmektedir. Doğum öncesinde kordon uzunluğunu herhangi bir yöntem ile ölçmek bir yana tahmin etmek dahi olanaksızdır. Uzunluğun bebeğe giden kan ve oksijen miktarı ile direkt ilişkisi gösterilememiştir. 

Damarların pıhtı ile tıkanması ya da gerçek düğüm görülme riski kordonun uzunluğu ile doğru orantılıdır. Kordon ne kadar uzunsa doğum sırasında su kesesi açıldığında sarkma riski de o kadar fazladır. Buna karşın kordonun kısa olduğu durumlarda ise plasentanın erken ayrılması, rahimin doğum sonrası dışa dönmesi, makat geliş gibi kompikasyonlara daha sık rastlanır ve vajinal doğum güç hatta olanaksız olabilir. Kısa kordon varlığında acil sezaryen oranları yüksektir. 

Göbek kordonu düz bir hortum şeklinde değildir. Kendi etrafında yumuşak kıvrımlar yapar. Bu yapısı ile telefon ahizesi ile telefon arasındaki kordona benzetilebilir. Ancak kıvrımlar çok sayıda ve keskin değildir. Zamanına doğan bir bebeğin kordonunda ortalama 11 kıvrım bulunur ve bunların yönü bebeğin soluna doğudur. Literatürde 380 kıvrıma sahip göbek kordonu görüldüğü bildirilmektedir. Düz ya da kıvrımı az olan kordonların kötü fetal etkileri olduğu düşünülmektedir. Benzer şekilde aşırı kıvrım da Wharthon jelinin kapasitesini zorlayarak damarların sıkışmasına neden olabilir. Kıvrımların fonksiyonun ne olduğu bilinmemektedir. Ven etrafında kıvrılan arterlerin her atımla birlikte vendeki kanın ilerlemesine yardımcı olduğu ve kordon düz olduğunda bu etkinin ortaya çıkmaması nedeni ile venöz kan akımında bozulma olduğu ileri sürülmektedir. 

Göbek kordonu işlevinin değerlendirilmesi

Görüntüleme teknolojilerindeki gelişmeler göbek kordonunun fonksiyonlarını yerine getirip getirmediğinin değerlendirilmesine olanak tanımıştır. Doppler ultrasonografi tekniği ile kordon damarları içindeki kan akımının miktarı ve damarların bu akıma gösterdiği direnç hesaplanarak bebeğin risk altında olup olmadığı tahmin edilebilir.

Özel Jimer Hastanesi

Özel Jimer Hastanesi olarak ’’Sağlığa dair herşey’’ sloganıyla hedefimiz, sadece ilimizde değil bölgemizde referans hastane olarak konumlanmaktır. Siz değerli hastalarımızın memnuniyeti, bu hedefimize ilerlemekte en belirleyici motivasyon kaynağı olacaktır.